attachment theory etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
attachment theory etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Nisan 2011 Salı

Meme'ye veda...

Kaan doğduğu günden itibaren ne kadar anne sütü düşkünü oldugunu belli etmisti. Emmeye başladı mı 3-6 saat arası emiyordu. Tabi ilk gün hatırlamıyorum bile ne kadar emdiğini. Hemşireler seni obur şey diye alırlardı yanımdan beni dinlendirebilmek için :)

Bu meme sefası tam 27,5 ay sürdü. Bıraksam daha da sürerdi. Hala bıraktırdığıma bazen pişman oluyorum. Neden bu karari verdiğimi ve nasil bir süreç yaşadığımı paylaşmak isterim.
Kaan canı acıdığında, gaz çıkarmak, kaka yapmak, uyumak, sakinleşmek, mutlu olmak sanki yaşamak için meme emerdi. İlk günden itibaren bu talebi geri çevirmeden elimden gelenin en iyisini yaparak oğlumu desteklemeye çalıştım. Hatta arada kızım uyu mama verelim bir öğün dinlenmen lazım diyenlere de kulak asmadım. Oğlumu koynumda büyüttüm. Sindirim sisteminden dertliydi. Zorlanıyordu ve beni istiyordu onu nasıl bırakabilirdim?!
Gel zaman git zaman 5,5 aylıkken odasında yatmaya alışsın diye yanımdan ayırdığım Kaan ile bütün gece emdiği için ya sallanan sandalyede ya da salonda kanapede otururken bulmaya başladım kendimi. Ağlar ve meme emince hemen susarsı. Kolik döneminde de böyleydi. O kolik hiiiç bitmedi.
Bu sindirim sistemi sorunlarına çare ararken doktor doktor gezdik. Zaten ben dokunan, gaz yapan hiç bir şey yememeye başlamıştım. Alerji teşhisi konulunca emzirmek şart oldu ve rejim, emzirme hayat akmaya devam ediyordu. Ama Kaan'in uykusu hiç düzelmedi. Saat başı, yarım saatte bir uyanırdı. Ilk 6 ayda en azından 3 saatlik uykuları vardı artık ek gıda ile o da kalmamıştı. Meme emmeye de bayılırdı. Beni görünce "Meme geldiii" diye sevinirdi :) Herkes uyku için bir umut veriyordu 3 ay, 6 ay, 9 ay, 1 yaş hiç bitmedi bu umutlar. Şu an umudum 3 yaşta :)
1,5 yaş civarında Sabiha Paktuna Keskin'in bir programdaki konuşmasını dinledim. Kabızlık, uykusuzluk, huzursuzluk gibi sorunların anneyi kaybetme anksiyitesinden kaynaklanabileceğinden bahsediyordu. Tarif aynı bizim duruma uygundu. Hemen randevu alındı aylar sonrasına. 22 aylıkken Sabiha Hoca ile görüştük. Evet teşhis anneyi kaybetme anksiyitesi. Tedavi 7/24 annelik dediği attachment theory diye literatüre geçmiş bir yöntem. Çocuğun her dediği yapılacak, ne zaman isterse emecek, beraber yatılacak, fazla gezmek, misafir yok, emzik, meme ve bez konularında laf söylenmeyecek ve aşırı uyaranlar(TV, bilgisayar, eğitici, öğretici aktiviler) kaldırılacak. Ilk 30 gun sonunda düzelme görülecek dedi. Ve ekledi. "İlk 15 gün daha kötü olacak sakın yılma.". Ve uygulama başladı.
İlk iş Kaan'ın odasına açılır kanape alındı beraber yatmak için. Aslında bunların çoğunu yapıyorduk. Beraber yatmak ve aşırı uyaranlar dışında. Bunları düzelttik ve serüven başladı. Oğluşum daha mutlu, daha az sinirli oldu. Konuşması düzelmeye başladı (yaşına göre az konuşurdu). Sabiha Hoca ile bir iki kere daha görüştük. Yaklaşık 5 ay yöntemi full uyguladık. Evet gittikçe düzeliyordu ama meme talepleri ve uyku düzeni hala aynıydı.
Biraz sosyalleşsin bana bağımlılığı azalsın belki işe yarar diye oyun grubuna götürdüm daha beter oldu. Oradaki bir eğitimcinin cinsel gelişimini etkiler yorumu üzerine memeden kesmeye karar verdim. Çok da yorgundum. Emzirmek hoşuma gitse de ağlamaz hale gelmiş oğlumda bir yanlışlık olduğunu düşünüyordum. Çocuk dediğin düşüp canı acıdı mı ağlar. Meme emip kendini teselli etmezdi.
Bu arada Bilinli Bebek kitabi da ynı şeyi diyordu. Keyifle meme emmeli kontrol kalıbı olarak kullanmamalıydı.
Ve Ekim 2010 başında azaltarak bırakma yöntemine karar verdim. Ona da vermez olaydım. Azaltmak oğlumun sinirlerini iyice bozdu. Bir var bir yok dengesiz oluyordu. 13 Ekim günü sabah uyandıktan sonra emzirdim. Ve anltatım "Oğlum büyüdüğün için sütler attık gelmeyecekmiş. Bugün gidip sana emzik alalım sen seç." dedim. Yine demez olaydım. Teyzemiz Serpil ogün daha dedi "Çocuk büyümekten nefret edecek" diye. Öyle de oldu. Uzunca bir süre büyümedim, büyümeyeceğim krizleri de yaşadık neyse onu toparladık. Büyümenin güzel yanlarını gösterdik:)
Gelelim 13 Ekim 2010 gününe. O gün sabah konuşmamıza tamam diyen Kaan tabi aslında olayın farkında değildi. Tepe alışveriş merkezinde gezdik emzik aldık. Ayakkabılar çıktı, çoraplar çıktı. Pufidik çorap alındı onlar giyildi ve oğlum hayatında 2. kez bebek arabasında emzikle o gün uyudu. İnanamadım. Bizim için alışveriş, gezmek, ziyaret hep kabus olmuştur. Sürekli meme emmek ister, üstüme saldırırdı. Akşam oldu ve eve geldik.
Uyku vakti gelince işler kızıştı. Biraz ağladı ama beklediğimden daha azdı. 5 dk yı geçmedi. Ama gece de ara ara ağlamaları oldu. Bir kaç hafta gündüz uyku saatine yakın kendimizi dışarı attık gezdik dolaştık. 2. gece daha iyiydi. hatırladığım kadarı ile 3-4 hafta ara ara istedi. O günden sonra 2 hafta öncesine kadar memeleri hiç göstermedim. Çocukcağız üzülmesin, tahrik olmasın diye.

Ve geçenlerde soyunurken gizlenmedim. Memeleri görünce gözlerin içi parladı nasıl kıkırdamaya başladı ve o zaman yine çok pişman oldum. Emziği ağzından çıkardı ağzından sular damlayacak neredeyse gel annecim bak süt yok dedim ve emmesine izin verdim. Ilk meme de var mı süt dediğimde yok dedi. Zaten dudağını deydirdi çekti. Öbürüne de bak dedim. Eminim ya süt yok! Yine dudağını deydirdi. Var mı sorusunun cevabı var oldu. Hemen kontrol ettim amanın evet var. Gel istersen em dedim dudağını dokundurdu ve emmedi.
Of kafamdan aşağı kaynar sular indi. Emmemesine sevinsem de hem oğlumu hem kendimi bu güzel duygudan mahrum ettiğim için yine pişmanlık da duydum.
Bu olaydan 1 hafta sonra kadardı sanıyorum. Memeni açar mısın anne dedi. Tabi oğlum açarım ama süt yokki bak istersen dedim. Geçen seferden süt olmadığından emin olduğum memeyi açtım. Yine şöyle bir dokundu yokmuş dedi. Şimdilik bir daha talep etmedi umarım etmez.
Meme bıraktıktan sonra yavaş da olsa uykularımız biraz daha düzeldi. Hala yaşına göre çok kötü uyuyor ama saat başı kalkmıyor, ağlamıyor. Hala beraber yatıyoruz. Bu bana iyi geldi. Böylece çok uyanmadan onu uyutup avutabiliyorum. Artık kocaman bir yatağımız var oğlumla yeni :)
2,5 yaşından sonra ayakta sallanma ve gece oda dışında uyuma olayını da kaldırdım. Tabi bu da sancılı oldu bir kaç gün. Neyse atlattık :)
Umarım her bebek ve anne dilediği kadar emer, emzirir. Uykuları düzenli iştahları yerinde olur.
Emzirirken uykusuzluk ve diğer duygusal zorluklara katlanmak daha kolaydı. hormonel bir destekti.

Anne olduktan sonra daha da iyi anladım neden cennet annelerin ayakları altında...