Kadıköy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kadıköy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Mayıs 2011 Cuma

Kadıköy'de Kısa Ama Keyifli Bir Gezinti

İki üç gündür oğlum ile Kadıköy'e gidebilmek için çaba sarfediyorum ama her seferinde Kaan duvarından sekiyordum. Bu sabah oğlum itiraz etmedi, inanamadım. Giyinme faslı gelince biraz itiraz etse de TV yi kapatırım tehditime "kapa tamam" yanıtını verip TV kapandıktan sonra giyinmeye karar verdi ve televizyonu açmadan çıktık yola.
Önce otobüsle Kadıköy'e gidecektik. Ama sonra Paşam bebek arabası ile gezeriz ben de uyurum dedi. Hay daaa!. Hemen plan değişti.
A: O zaman önce araba ile kadıköy'e gideriz işimizi hallettikten sonra Carrefour'da bebek arabasında uyursun. Olur mu?
K: Olur anlaştık.

Ve araba malzemelerimizi de alıp bahçeye otoparka indik.
Son dakikada oto koltuğuna oturmak istemeyen Kaan o zaman otobüsle sadece Kadıköy'e seçeneğini seçti. Kucakta gitmek istedi ve otobüs durağına kadar yürüyoruz.
K: Neden otobüse bineceğiz?
A: Kadıköy'e gitmek için.
K:Bu otobüs büyük mü?
A: Evet çok büyük.
K: Yeşil otobüs gidiyor.
A: Başkası gelir.
K: Bu otobüs televizyonlu mu?
A: Hayır. Bursa'ya giden otobüsler televizyonlu.

Sonunda bir otobüse bindik. Kaan akbili dıtlattı. Çıkan sesi de taklit etti :) Şöförün arkasına oturduk.
K:Anne bu bizim otobüsümüz mü?
A: Evet bizim.
K:Neden bizim otobüsümüz?
A:Bizi kadıköy'e götürdüğü için.

K:Aa bak bunda da televizyon var.
A: Aa evet annecim bak güzergahı gösteren televizyonlardan.(bir sürü neden soru gelir.)

Oğlum otobüsün otomatik açılan kapıları hakkında konuşuyor.
K: Bunlar otomatik mi?
A: Evet şoför amca düğmeye basınca açılıyor.
K: Neden açılıyor?
A: Yolcular binsin diye?
K: Neden yolcular binsin diye?
A: Kadıköy'e gitmeleri için.
K: Neden kadıköy'e gitmeleri için?
Daha fazla uzatmayayım bir sürü soru devam eder.
K:Bu kapı açılmıyor mu? (İki kanatlı otobüsün kapısın sadece biri açılıyor da)
A: O da açılıyor ama şoför amca sadece birini açmış.
K Onlar(kapılar) arkadaş mı?
A: Evet arkadaşlar.
Ve yine:
K: Neden kapıyı açtı?
A: Yolcular binsin diye. Durağa geldik de ondan. Ama yolcu yokmuş.
K: Neden yolcu yokmuş?
A: Bir önceki otobüse binmişler.

Bir kaç neden sorusundan sonra ineceğimiz durağa geldik. Tabi bunun için de nedenlerimizi sorguladık. Tam inerken şoför bana "Ne kadar güzel konuşuyorsun sen bununla" dedi. Demekki doğru yoldayım diye düşündüm :) ve indik.

K: Anne burası Kadıköy'mü?
A: Evet annecim. Kadıköy Çarşısı. Ama sen bu tarafına ilk defa geliyorsun.
Mağazaların ne sattığı ve bizim olup olmadıklarını sordu. Bir dükkana girdik ama aradığımızın Akbank sokağında olduğu öğrenip o tarafa doğru yöneldik.

İlgili mağazaya girdik. Dolap kulplarını beraber seçtik. Ama sonra Kaan duvarda sergilenen kulplara takıldı. Neyse vazgeçirmeyi başardım. Çıkarken. " Aa anne bak çeşme bile var" :).

Neden trafik lambalarından geçtiğimiz. Neden tramvayı kaçırdığımız sorgulandı neyse arıza çıkmadan bertaraf edebildim bunları. Otobüse bindik bir durak sonra da indik Altıyol'da. Hedef McDonald's. Yemeklerimizi aldık. Çok şeker genç bir Abi kendisine çocuk menüsü almış oyuncağını istemiyormuş bize verdi. Kaan teşekkür de etti Abi'ye :) 2 happy meal'ın tavuklarını yedi. İştahla yediği nadir şeylerden biridir tavuklu burger. Ice tea içti ve üstüne sundae keyfi de yaptıktan sonra oğluşumun uykusu geldi. Emziğini istedi. Bu arada yanımızda Kaan kadar bir çocuk ile sohbet etmeye daha doğrusu kavga çıkarmaya çaba gösterdi oğlum. Çünkü onda da aynı oyuncak arabadan vardı. Bu benim mi diye sorular sorup durdu kuzucuk.

Taksi ve otobüs seçeneklerinden Kaan'ın tercihi otobüse bindik, dıtlattı ve evimizin durağında indik. Yine bir sürü soru tabiki :) Banka ATM lerinin bizim olup olmadığını sorgulayıp, incelemeyi de ihmal etmeden evimizin bahçesine girdik.
Artık çok yorulan oğlum kucağımda başını boynuma soktu. Evimize geldik.

Kakasını binbir zahmet ile yaptı ama o rahatlıkla altını açtıramadan uyuyakaldı kucağımda. Ben de yatırdıktan bir süre sonra bezini değiştirdim. İyice dalınca 45 dk pek uyanmıyor çok şükür.
Eh çok güzel uyur diyordum ama 1,5 saat uyuyabildi.
Olsun keyifli bir gündü.
Kadıköy'den Kaan rüzgarı geldi geçti.
Bakalım yarın Bauhause gidebilecek miyiz?

23 Aralık 2010 Perşembe

Guzel bir gunde ilkler...

Aralik ayinin sonu geliyor hava bahar. Bu firsatlari kacirmamak lazim.
Dunku Fenerbahce Park'inda denize tas atma sefasindan sonra yine guzel bir gun gecirdik:)
Kuzenim Ipek ile birlikte (tabiki oglusum da yanimizdaydi) Kadikoy rihtimda yuruyerek dolastik. Kaan'in keyfine diyecek yoktu. Her seyi sordu ogrendi. Bufelerin ustunde bacalara takilan donen sey ne ise ben onu ruzgar gulu diye tanittim. Kuzum ona cok takildi. Aksam oldu hala onu sayikliyordu.


Yemek icin Balon Cafe ye gidildi. Makarna ve sigara boregi afiyetle yendi.



Zaten uykusu cok gelmisti karni doyunca ustumu ort anne dedi. Gerci hemen uyuyamadi.
Ipek Bursa'ya gidecek diye bozuk atti, soylendi. Benim oglusum cok uzuluyor sevdiklerini yolcu ederken. Ne yapalim hayatin aci gercekleri. Baba ile konusalim bilet alalim sonra biz de gideriz Bursa'ya diye sakinlestirdik bebegimi. Ipek iskeleye girdi biz arkamizi donduk dakikasinda kapadi gozlerini.
Karakoldaki hirsizlik davamiz hakkinda bilgi aldim. Adliyedeymis. Oradan takip edecegim artik.
Arkasindan ben de once kunefe ve gazete keyfi sonra sicak birseyler 2 saat gecince de disarida biraz dolasma. Kuzucuk uyandi. Ayilma asamasi da yine dolasarak oluyor.

Zar zor bebek arabasini bagaja koyup carsiya gitmeye ikna ettim. Kadikoy belediyesinin rihtimdaki binasinda sanat galerisi gordu ve hemen girdi. Bir calismaya tepkisi elleri ile sevip "ay ne guzeeel" oldu. Oradaki amca kalemlere ilgisini gorunce hemen bir tane hediye etti oglusuma. Nasil mutlu oldu anlatamam. Tesekkur tesekkur ustune ve kagitta alindiktan sonra bir elde kalem bir elde kagit carsiya ulastik.
Tabi bizim gezintimiz mehter takimindan beter ilerliyor genelde. Begendigi esnafin dukkanina girer. Acik kapilar kapatilsin diye israr eder :)
Benim amacim firindan ekmek almak. Sonunda ulastik. Ulasana kadar bir saatci ve pastane ziyareti yaptik. Firinda kotu bir dusme yasadi oglum. Icim acidi onun aglamasina. Nasilda hemen sisti ve morardi. Cocuk iste cabuk unutuyor herseyi.
Tekrar disari ciktik ve geri donmek icin yine buyuk caba. Babanin gelis saati yaklasti. Deniz otobusunden onu alalim derken ah tramvay. Hadi oglum binelim dedim. Cok mutlu oldu. Akbili Kaan ditlacak bu sart. Ditlattiktan sonra oturduk ve Kadikoy, Bahariye, Moda, Muhurdar hakkinda kendimce kucuk bir oryantasyon verdim kuzuya. Deniz otobusu iskelesine yurumekten daha verimli bir secenekti. Yine yolda cop kamyonu incelendi. Ve balonu gorunce "Murat Abi" aklina geliverdi. Kafenin cay ocagindaki gorevli. Baba gelince cikmak sarti ile anlastik gittik. Sutler icildi Murat Abi'den Murat'a gecildi kanka oldu yine. Sonlara dogru "Murat, sen ne yapiyorsun orada oyle" diye hesaplar soruldu. Baba geldi cayini icti zar zor gitmeye ikna edildi ve eve girmemiz 19:30. Fiziksel olarak bittim. Ama kuzucum mutlu oldu ya her seye deger :))
Uyku oncesi biraz sinirliydi bebegim. Sanirim bugun cok yogun bir yasadi ve biraz fazla geldi ona.
Asiri uyaran hep kuzumu olumsuz etkilemisti hala da oyle. Duyarli bebislerin buyutulmesi de duyarlilik istiyor. Bi de su televizyon duskunlugunu bitirebilsek. Cok sukur Allah baska dert vermesin.
Iyi geceler,